Engelli işçinin işe alım sürecinde ayrımcılığa uğraması ve eşit davranma tazminatı
Karar Özeti
Davacı, bir büyük perakende zincirinde kasiyerlik pozisyonuna başvurmuş; yazılı sınavdan ve ilk mülakattan başarıyla geçmesine karşın son görüşmede hareket kısıtlılığı yaratan fiziksel engeli fark edilince pozisyona kabul edilmemiştir. İşveren, davacının bilgi ve yetkinlik profilinin pozisyon gereklilikleriyle örtüşmediğini ileri sürmüştür. Davacı, ayrım yapılmaksızın seçilen diğer adaylardan aldığı daha düşük sınav puanlarını mahkemeye delil olarak sunmuştur. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi kararı bozmuştur: 4857 sayılı İş Kanunu'nun 5. maddesi işe alım sürecini de kapsayan geniş bir eşit davranma yükümlülüğü öngörmekte; engellilik, cinsiyet, din ve benzeri korunan özelliklere dayalı ayrımcılığı yasaklamaktadır. İşe alım ayrımcılığı iddialarında davacının birbiriyle çelişen olgular ortaya koyması ispat yükünü işverene kaydırır. Somut olayda davacının yazılı sınavda geçerli puan aldığı, daha düşük puanlı adayların işe kabul edildiği ve reddinin fiziksel engelin görünür hale geldiği son mülakat aşamasında gerçekleştiği birlikte ele alındığında ayrımcılık karinesinin oluştuğu sonucuna varılmıştır. İşveren bu karineyi çürütecek nesnel ve belgelenmiş bir gerekçe sunamamıştır. Mahkemenin ayrımcılık tazminatını dört aylık brüt ücretten az belirlememesi gerektiği, ayrıca davacıya ayrımcılık bildirgesinin tebliğ tarihinden itibaren faiz işletilmesinin zorunlu olduğu hükme bağlanmıştır. Karar, engellilik ayrımcılığı davalarında ispat standartları ve tazminat miktarı bakımından 2026 yılına ait önemli bir emsal oluşturmaktadır.
Bu karar işçi lehine sonuçlanmıştır.
Bozma