Sendikaya üyelik nedeniyle iş sözleşmesinin feshi — sendikal tazminat ve kötüniyet tazminatının birlikteliği
Karar Özeti
Davacı işçi, bir otomotiv yan sanayii firmasında imalat operatörü olarak altı yıl çalışmış; sendikaya üye olduğunu açıklamasından on beş gün sonra iş sözleşmesi performans düşüklüğü gerekçesiyle feshedilmiştir. Davacı, feshin gerçek nedeninin sendikal faaliyet olduğunu ileri sürerek sendikal tazminat ve kötüniyet tazminatı talep etmiştir. İşveren, feshin objektif performans verilerine dayandığını ve sendikal üyelikle ilgisinin bulunmadığını savunmuştur. Yerel mahkeme, sendikal bağlantıyı kanıtlayan doğrudan delilin bulunmaması gerekçesiyle talebi reddetmiştir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi kararı bozmuştur. Bozma gerekçesinde şu ilkeler belirlenmiştir: 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun 25. maddesi uyarınca sendikal ayrımcılık, ispat kolaylığından yararlanır; işçinin sendikal faaliyetle zamanlama yakınlığını ortaya koyması hâlinde ispat yükü işverene geçer. Performans gerekçesiyle yapılan fesihlerde, performans değerlendirme sürecinin üyelik tarihinden önce mi yoksa sonra mı başlatıldığının araştırılması zorunludur. Fesih öncesinde performans ihbarnamesinin hiç verilmemesi ya da üyelikle eş zamanlı düzenlenmesi, sendikal saiki güçlü biçimde olası kılmaktadır. Sendikal tazminat ile kötüniyet tazminatının aynı davada talep edilmesi mümkündür; ancak bu iki tazminat arasındaki seçim, işçi lehine sonuç doğuran tazminatın hüküm altına alınması suretiyle çözümlenir. 2026 brüt asgari ücret 33.030 TL; kıdem tazminatı tavanı 53.919,68 TL; SGK işveren prim payı %21,75.
Bu karar işçi lehine sonuçlanmıştır.
Bozma