Sosyal medya paylaşımı nedeniyle yapılan fesihte ölçülülük ilkesi ve işçinin ifade özgürlüğü sınırı
Karar Özeti
Davacı işçi, bir kamu kurumunda sekreterlük görevini yürütürken kişisel sosyal medya hesabından, kurumun yöneticilerini hedef almayan ancak işyeri hiyerarşisini genel olarak eleştiren bir paylaşım yapmış; bunun üzerine işveren söz konusu paylaşımın kurumun itibarını zedelediğini öne sürerek 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/II-e maddesi kapsamında iş sözleşmesini haklı nedenle feshetmiştir. Yerel mahkeme, paylaşımın işyerinin itibarını zedelediğini kabul ederek feshi haklı bulmuştur. Yargıtay 22. Hukuk Dairesi ise kararı bozmuştur: Sosyal medya paylaşımları nedeniyle yapılan fesihlerde ölçülülük ilkesi zorunlu olarak uygulanmalıdır. Paylaşımın somut ve belgelenmiş bir zarara yol açıp açmadığı, doğrudan ve tanınabilir bir kişiyi ya da kurumu hedef alıp almadığı, işçinin kasıt taşıyıp taşımadığı ve ifadenin daha hafif bir disiplin yaptırımıyla karşılanıp karşılanamayacağı değerlendirilmelidir. Somut olayda paylaşım genel nitelikte bir eleştiri içermekte, kuruma ya da herhangi bir çalışana doğrudan yönelik açık bir aşağılama barındırmamaktaydı. İşveren, yazılı uyarı gibi daha hafif tedbirlere başvurmaksızın doğrudan haklı fesih yolunu seçmiş; bu tutum ölçülülük ilkesiyle bağdaşmamaktadır. Daire, yedi yıllık kıdemli çalışan için kıdem ve ihbar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini vurgulayarak kararı bozmuştur. 2026 yılı tazminat hesaplamalarında kıdem tavanı 53.919,68 TL, asgari ücret tabanı ise 33.030 TL brüttür.
Bu karar işçi lehine sonuçlanmıştır.
Bozma