İşverenin yıllık izni kullandırdığını ispat yükümlülüğü ve imzasız izin formlarının delil değeri
Karar Özeti
Davacı işçi, altı yıllık çalışma süresinde hiç yıllık izin kullandırılmadığını ileri sürerek birikmiş izin ücreti talep etmiştir. İşveren, işçinin izin kullandığını dijital izin takip sistemine girilen kayıtlarla kanıtladığını savunmuş; ancak söz konusu kayıtların işçi tarafından onaylanmadığı ve imzasız olduğu görülmüştür. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, yıllık ücretli izin hakkının anayasal güvence altındaki temel bir işçi hakkı olduğunu vurgulayarak yerel mahkeme kararını bozmuştur: 4857 sayılı İş Kanunu'nun 56. maddesi uyarınca işveren, izin kullandırıldığını işçinin imzasını taşıyan izin belgesi veya izin defteri ile kanıtlamak zorundadır. İşçinin onaylamadığı ya da yalnızca işveren sisteminde bulunan elektronik kayıtlar tek başına ispat aracı olarak kabul edilemez. Somut olayda işçi imzasız dijital kayıtların dışında işçinin iznini kullandığına dair hiçbir belge bulunmamakta olup ispat yükü işverendedir. Altı yıllık çalışma döneminde kullandırılmayan izin günlerine karşılık gelen ücretin fesih tarihindeki giydirilmiş brüt ücret üzerinden hesaplanması gerektiği, 2026 yılı asgari ücret tabanının 33.030 TL brüt olduğu ve hesaplamanın bu verilerle yenilenerek kararın bozulması gerektiği hükme bağlanmıştır.
Bu karar işçi lehine sonuçlanmıştır.
Bozma