Hamile işçinin iş sözleşmesinin feshi — hamilelik gerekçesiyle yapılan feshin eşit davranma ilkesine aykırılığı ve ayrımcılık tazminatı
Karar Özeti
Davacı işçi, bir perakende zincirinde satış danışmanı olarak beş yıl çalışmış; hamileliğinin işverene bildirilmesinden on sekiz gün sonra iş sözleşmesi 'işyerinde verimlilik düşüklüğü ve devamsızlık' gerekçesiyle feshedilmiştir. Davacı, feshin gerçek nedeninin hamileliği olduğunu, eşit konum ve kıdemdeki çalışanlar arasında yalnızca hamile olanların işten çıkarıldığını ileri sürerek ayrımcılık tazminatı talep etmiştir. İşveren, fesih gerekçelerinin belgelendiğini ve hamilelikle illiyet bağı bulunmadığını savunmuştur. Yerel mahkeme ayrımcılık tazminatı talebini reddetmiştir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi kararı bozmuştur. Bozma gerekçesinde şu ilkeler netleştirilmiştir: 4857 sayılı İş Kanunu m.5 uyarınca hamilelik, cinsiyet ayrımcılığı kapsamında değerlendirilmekte olup hamilelik döneminde veya hamileliğin bildiriminden kısa süre sonra gerçekleştirilen fesihler güçlü bir ayrımcılık karinesi doğurur. İşverenin bu karineyi çürütebilmesi için fesih gerekçelerinin hamilelikten bağımsız, nesnel ve hamilelik bildirimi öncesine dayanan belgelerle desteklenmesi şarttır. Bildirim sonrası düzenlenen tutanaklar ve uyarılar karine karşısında yetersiz kalmaktadır. Ayrımcılık tazminatı dört aylık brüt ücretten az olamaz; bu tazminat kıdem ve ihbar tazminatına ek olarak talep edilebilir. Yerel mahkemenin ayrımcılık karinesini göz ardı ederek karar vermesi hatalıdır. 2026 brüt asgari ücret 33.030 TL; kıdem tazminatı tavanı 53.919,68 TL; SGK işveren prim payı %21,75.
Bu karar işçi lehine sonuçlanmıştır.
Bozma