İşe iade davasında fesih gerekçesinin değiştirilememesi ve işverenin ispat yükü
Karar Özeti
Davacı işçi, tekstil sektöründe 7 yıl boyunca üretim şefi olarak çalışmış; işveren tarafından 'yeniden yapılanma kapsamında pozisyonun kaldırıldığı' gerekçesiyle iş sözleşmesi feshedilmiştir. İşçi, fesih bildirimi tebliğ edildikten sonra 4857 sayılı İş Kanunu'nun 20. maddesi uyarınca yasal süre içinde arabulucuya başvurmuş ve anlaşma sağlanamaması üzerine iş mahkemesinde dava açmıştır. Yargılama sırasında işveren, başlangıçta öne sürdüğü 'pozisyon kaldırma' gerekçesini bırakarak işçinin performans yetersizliğini ileri sürmüştür. Yerel mahkeme, sunulan performans belgelerini dikkate alarak feshi geçerli kabul etmiştir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, işverenin fesih bildiriminde gösterdiği sebebin yargılama sürecinde değiştirilemeyeceğini kararlılıkla vurgulamıştır. 4857 sayılı Kanun'un 19. maddesi uyarınca fesih gerekçesinin yazılı olarak bildirilmesi ve bu gerekçenin dava boyunca sabit tutulması zorunludur; aksi takdirde feshin geçersizliği sonucu kaçınılmazdır. İşveren, yeniden yapılanmanın gerçekliğini ve iktisadi zorunluluğunu somut belgelerle ortaya koyamadığından fesih geçersiz sayılmış, işçinin işe iadesine hükmedilmiştir. Bu karar, işverenlerin fesih gerekçesini önceden belirlemesi ve belgelemesi gerektiğini gösteren emsal niteliğinde bir içtihattır.
Bu karar işçi lehine sonuçlanmıştır.
Bozma