Alt işveren uygulamasının muvazaaya dayandığının tespiti ve işçinin asıl işverenin kadrosuna geçirilmesi
Karar Özeti
Davacı işçi, büyük bir kamu iktisadi kuruluşunda temizlik hizmetleri kapsamında alt işveren aracılığıyla dokuz yıl boyunca çalışmıştır. Aynı konumda ve aynı koşullarda çalışmasına rağmen asıl işverenin kadrolu işçilerinden belirgin biçimde daha düşük ücret aldığını ve sosyal haklardan yararlanamadığını ileri sürerek muvazaa tespiti ve asıl işverenin işçisi sayılma talebiyle dava açmıştır. Yerel mahkeme, ortada geçerli bir hizmet alım sözleşmesinin bulunduğunu gerekçe göstererek davayı reddetmiştir. Yargıtay 22. Hukuk Dairesi kararı bozmuştur: Alt işveren ilişkisinin gerçek anlamda bağımsız bir iş akışını kapsaması gerekirken, somut olayda alt işverenin çalışanları asıl işverenin denetim ve yönetim altında, kendi işçileriyle iç içe geçmiş biçimde ve asıl işin ayrılmaz parçası olan işlerde istihdam edilmiştir. Bu durum, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2. maddesi anlamında muvazaa karinesini güçlü biçimde desteklemektedir. Yargıtay, muvazaanın varlığını ispata ilişkin olguların —aynı işyerinde aynı işin yapılması, asıl işverenin amirleri tarafından doğrudan yönetilme ve eşit olmayan ücret yapısı— birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir. Karar uyarınca davacı, iş ilişkisinin başından itibaren asıl işverenin işçisi sayılacak; buna bağlı olarak kıdem, ihbar ve toplu iş sözleşmesinden doğan tüm hakları geriye dönük olarak talep edebilecektir. 2026 yılı itibarıyla bu tür davalarda boşa çıkan hak farkları önemli tutarlara ulaşmakta olup asgari ücretin 33.030 TL brüt düzeyde seyretmesi hesaplama tabanını yükseltmektedir.
Bu karar işçi lehine sonuçlanmıştır.
Bozma