Alt işveren muvazaasının tespitinde kullanılan kriterler ve asıl işverenin sorumluluğu
Karar Özeti
Bir kamu kurumunda temizlik hizmetleri kapsamında çalıştırılan davacı işçiler, ihale yöntemiyle iş alan taşeron firmalar bünyesinde kayıt altına alınmış; ancak fiilen asıl işverenin personeli gibi yönetilmiş, denetlenmiş ve eğitime tabi tutulmuştur. Taşeron sözleşmesi her yıl yenilenmesine karşın çalışanlar aynı pozisyonlarda kesintisiz görevine devam etmiştir. İşçiler, hizmet alım sözleşmelerinin gerçek bir alt işverenlik ilişkisi doğurmadığını, dolayısıyla muvazaalı olduğunu ileri sürerek asıl işveren nezdinde kadroya alınma talepli dava açmıştır. Yerel mahkeme, alt işverenlik sözleşmelerini geçerli bulmuş ve davayı reddetmiştir. Yargıtay 22. Hukuk Dairesi ise muvazaa tespitinde; işverenin organizasyon şemasına dahil edilip edilmediğini, talimat ve disiplin yetkisinin kimin elinde olduğunu, işin asıl faaliyet alanından bağımsız bir iş olup olmadığını ve ara verme olmaksızın süregelen istihdamın varlığını kümülatif olarak değerlendirmek gerektiğini hükme bağlamıştır. Söz konusu kriterlerin tümünün muvazaaya işaret ettiği tespitinin ardından taşeron sözleşmesinin muvazaalı olduğuna karar verilmiş; 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2. maddesi gereği işçilerin başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçisi sayılmasına ve özlük haklarının buna göre ödenmesine hükmedilmiştir.
Bu karar işçi lehine sonuçlanmıştır.
Bozma