Hamilelik döneminde iş sözleşmesinin feshinde cinsiyet ayrımcılığı ve ayrımcılık tazminatı
Karar Özeti
Davacı işçi, bir büyük perakende zincirinde mağaza müdür yardımcısı olarak beş yıl çalışmış ve hamileliğini işverene bildirdikten altı hafta sonra iş sözleşmesi 'şube kapatma' gerekçesiyle sona erdirilmiştir. Davacı, işverenin aynı dönemde kapatılan şubedeki erkek çalışanları başka mağazalara transfer ettiğini ancak kendisinin transfer teklifinden mahrum bırakıldığını kanıtlayan yazışmaları mahkemeye sunmuştur. Yerel mahkeme, şubenin gerçekten kapatıldığını ve meşru bir ekonomik gerekçe bulunduğunu gerekçe göstererek davayı reddetmiştir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi kararı bozmuştur: 4857 sayılı İş Kanunu'nun 5. maddesi kapsamında cinsiyet ayrımcılığında ispat yükü paylaşımlıdır; işçinin benzer koşullardaki çalışanlara nazaran farklı muameleye maruz kaldığını gösteren olgular ortaya koyması yeterlidir. Somut olayda aynı şubedeki erkek çalışanların tamamına transfer imkânı tanınmış, davacıya ise bu imkânın sunulmadığı belgelenmiştir. Bu durum, gerekçenin gerçek olmadığını değil fakat ayrımcı biçimde uygulandığını ortaya koymaktadır. Yargıtay, işverenin hamileliğin feshin gerçek nedeni olmadığını ispatlaması gerektiğine hükmetmiş; ispat yükümlülüğünü karşılayamayan işverenden dört aya kadar brüt ücret tutarında ayrımcılık tazminatı yanı sıra kıdem ve ihbar tazminatı alınmasına karar verilmesini talep etmiştir. Karar, hamile işçilerin korunmasına ilişkin 2026 yılı içtihadında emsal niteliği taşımaktadır.
Bu karar işçi lehine sonuçlanmıştır.
Bozma