Sendika üyeliği nedeniyle iş sözleşmesinin feshinde sendikal tazminat ve ispat yükünün işverene geçmesi
Karar Özeti
Davacı işçi, bir metal imalat işyerinde kaynakçı olarak altı yıl çalışmış ve yetkili sendikaya üye olduğunu işverene bildirmesinin ardından iki ay içinde iş sözleşmesi 'işyeri gerekleri' gerekçesiyle feshedilmiştir. Davacı, feshin gerçek nedeninin sendika üyeliği olduğunu ileri sürerek sendikal tazminat ile kıdem ve ihbar tazminatı talep etmiştir. İşveren, işletmesel kararla başvurulan işgücü azaltımının sendika üyeliğiyle ilgisinin bulunmadığını savunmuştur. Yerel mahkeme, somut ispat eksikliğini gerekçe göstererek talebi reddetmiştir. Yargıtay 22. Hukuk Dairesi kararı bozmuştur: 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun 25. maddesi uyarınca sendika üyeliği veya sendikal faaliyeti nedeniyle yapılan fesihlerde ispat yükü paylaşımlıdır; işçinin üyelik bildirimi ile fesih arasındaki yakın zaman ilişkisini ortaya koyması, karine oluşturmak bakımından yeterlidir. Somut olayda üyelik bildirimi ile fesih arasındaki iki aylık süre, sendika üyeliğine kısa süre önce başlayan tek kişinin işten çıkarılması olgusu ve işverenin aynı dönemde farklı departmanlardan yeni işe alım yapması birlikte değerlendirildiğinde sendikal nedenin prima facie kanıtlandığı sonucuna varılmıştır. İspat yükü işverene geçmiş; işveren feshin gerçekten işletme gereklerinden kaynaklandığını kanıtlayamamıştır. Karar uyarınca davacıya işe başlatmama tazminatı ile en az bir yıllık ücret tutarında sendikal tazminat ödenecektir. 2026 yılı itibarıyla sendikal tazminat hesaplamasında asgari ücret tabanı 33.030 TL brüt olup kıdem tazminatı tavanı 53.919,68 TL'dir.
Bu karar işçi lehine sonuçlanmıştır.
Bozma