Baskı altında alınan istifanın geçersizliği ve işveren tarafından gerçekleştirilen örtülü fesih
Karar Özeti
Davacı işçi, bir sigorta şirketinde bireysel emeklilik danışmanı olarak dokuz yıl süreyle çalışmış; şirketin yeniden yapılanma sürecinde yöneticisinin baskısı altında istifa dilekçesi imzaladığını, aksi takdirde disiplin soruşturması açılacağı ve ihraç edileceği tehdidiyle karşılaştığını ileri sürerek feshin geçersizliği ve kıdem tazminatının ödenmesi talebiyle iş mahkemesine başvurmuştur. Yerel mahkeme, ortada imzalı bir istifa dilekçesi bulunduğundan talebi reddetmiştir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi kararı bozmuştur. İstifanın gerçek anlamda iradî bir fesih sayılabilmesi için işçinin özgür iradesiyle hareket etmesi şarttır; irade sakatlığı halleri (hile, tehdit, baskı) istifayı geçersiz kılar. Somut olayda işçinin baskı tarihine yakın dönemde psikiyatri desteği aldığı, tanıkların tehdit içerikli toplantıları doğruladığı ve istifanın verildiği gün yönetim tarafından derhal kabul edilerek hukuki süreçlerin hızla başlatıldığı görülmüştür. Bu olgular bir arada değerlendirildiğinde irade sakatlığının prima facie kanıtlandığı sonucuna varılmıştır. İspat yükü tersine döndürülerek istifanın gönüllü olduğunu ispatlama yükümlülüğü işverene yüklenmiş, işveren bu yükümlülüğü yerine getirememiştir. Karar uyarınca fesih işveren tarafından gerçekleştirilmiş sayılmış; işçinin kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı hükme bağlanmıştır. 2026 yılı itibarıyla kıdem tazminatı tavanı 53.919,68 TL olup dokuz yıllık kıdeme karşılık gelen hesaplama bu tavan esas alınarak yeniden yapılacaktır.
Bu karar işçi lehine sonuçlanmıştır.
Bozma