Emeklilik hakkı kazanan işçinin iş sözleşmesinin feshi — işverenin fesih hakkı koşulları ve kıdem tazminatı yükümlülüğü
Karar Özeti
Davacı işçi, bir kimya şirketinde laboratuvar teknikeri olarak on altı yıl çalışmış ve bu süre zarfında SGK kapsamında emeklilik için gereken sigortalılık süresi ile prim gün sayısını doldurmuştur. İşveren, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 17. maddesi ve 1475 sayılı eski Kanun'un 14. maddesi uyarınca emeklilik gerekçesiyle iş sözleşmesini feshetmiş ve kıdem tazminatı ödenmeksizin ayrılış işlemini tamamlamıştır. İşveren, emekliliğe hak kazanıldığında kıdem tazminatı ödeme yükümlülüğünün bulunmadığını savunmuştur. Yerel mahkeme işverenin savunmasını kabul etmiştir. Yargıtay 22. Hukuk Dairesi kararı bozmuştur. Bozma gerekçesinde şu ilkeler açıkça ortaya konmuştur: emeklilik koşullarını taşıyan bir işçinin iş sözleşmesinin işveren tarafından feshedilmesi durumunda işveren, 1475 sayılı Kanun'un 14. maddesi kapsamında kıdem tazminatı ödemekle yükümlüdür. Kıdem tazminatının ödenmeksizin gerçekleştirilen fesih, işçinin emeklilik hakkından yararlanmasını engellemeye yönelik olmadığı müddetçe tek başına geçersizlik sonucu doğurmaz; ancak tazminat yükümlülüğü devam eder. İşçinin emekli olması ile kıdem tazminatına hak kazanması birbirinden bağımsız koşullardır; prim gün sayısı ve yaş koşulunun sağlanması kıdem tazminatı hakkının doğumu için yeterlidir. Öte yandan işverenin fesihten önce SGK'dan emekliliğin zorunlu hâle gelip gelmediğine ilişkin teyit belgesi alması, hukuki güvenlik açısından iyi uygulama olarak tavsiye edilmiştir. 2026 brüt asgari ücret 33.030 TL; kıdem tazminatı tavanı 53.919,68 TL; SGK işveren prim payı %21,75.
Bu karar işçi lehine sonuçlanmıştır.
Bozma