Görev tanımı dışı iş yaptırma ve sürekli eleştiri yoluyla mobbing — manevi tazminat koşulları
Karar Özeti
Davacı işçi, bir sigorta şirketinde aktüer uzman olarak beş yıl çalışmış; üstünün kendisini sürekli toplantılarda küçük düşürdüğünü, uzmanlık alanı dışında temizlik ve çay servisi gibi görevler yaptırmaya çalıştığını ve yıllık izin taleplerini nedensiz reddettiğini ileri sürerek mobbinge dayalı manevi tazminat talep etmiştir. İşveren, söz konusu davranışların yönetim hakkı kapsamında kaldığını ve kötü niyet bulunmadığını savunmuştur. Yerel mahkeme, davranışların sistematik baskı niteliği taşımadığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi kararı bozmuştur. Bozma gerekçesinde şu ilkeler belirlenmiştir: mobbing; tek bir olay değil, sistematik ve sürekli biçimde yinelenen, işçinin onurunu zedeleyen ya da onu iş ortamından dışlamayı hedefleyen eylemler bütünüdür. Görev tanımı dışı nitelendirici iş yaptırma girişimleri, özellikle vasıflı işçi için aşağılayıcı nitelik taşıyorsa mobbing kapsamında değerlendirilebilir. İspat yükü; eylemlerin gerçekleştiğini gösteren tanık beyanları, e-posta kayıtları ve iş taleplerinin belgelenmesiyle işçi tarafından yerine getirilir. Davranışların birikimli etkisinin bütünsel olarak değerlendirilmesi zorunludur; her olayın ayrı ayrı anlamsız görünmesi mobbing tespitini engellemez. Somut olayda tanık ifadeleri yeterince incelenmeden verilen ret kararı eksik inceleme sayılır. 2026 brüt asgari ücret 33.030 TL; kıdem tazminatı tavanı 53.919,68 TL; SGK işveren prim payı %21,75.
Bu karar işçi lehine sonuçlanmıştır.
Bozma