Yıllık izin kullanım döneminin belirlenmesi ve işverenin zamanlama yetkisinin sınırları — işçinin rızası
Karar Özeti
Davacı işçi, işverenin kendisini fabrika kapatma dönemine denk gelen Ağustos ayına yıllık izin kullanmaya zorladığını, Eylül ayında çocuğunun okul kaydı nedeniyle kullanmak istediği izin talebinin iki yıl üst üste reddedildiğini ileri sürerek haklı nedenle iş sözleşmesini feshetmiş ve kıdem tazminatı talep etmiştir. İşveren, 4857 m.53 uyarınca yıllık izin kullanım zamanını belirleme yetkisinin işverene ait olduğunu savunmuştur. Yerel mahkeme işveren lehine hüküm kurmuştur. Yargıtay 22. Hukuk Dairesi kararı bozmuştur. Bozma gerekçesinde şu ilkeler netleştirilmiştir: 4857 sayılı Kanun'un 53. maddesi işverene yıllık izin zamanlamasını belirleme yetkisi tanımakla birlikte bu yetki sınırsız değildir. İşverenin izin zamanlaması yetkisi, işçinin meşru kişisel gereksinimlerini tamamen yok sayacak biçimde kullanılamaz. İzin talebinin sürekli olarak yoğun dönemlere ötelenmesi ve işçinin kişisel ya da ailevi gerekçelerini hiçe sayması, yönetim hakkının dürüstlük kuralına aykırı biçimde kullanılması anlamına gelir. İki yıl üst üste gerçekleştirilen bu uygulama, işçiyi çalışma koşullarından kaynaklanan haklı nedenle feshe zorlayan bir ortam yaratmaktadır; bu nedenle işçinin 4857 m.24/II kapsamında haklı fesih hakkını kullanması ve kıdem tazminatına hak kazanması mümkündür. 2026 brüt asgari ücret 33.030 TL; kıdem tazminatı tavanı 53.919,68 TL; SGK işveren prim payı %21,75.
Bu karar işçi lehine sonuçlanmıştır.
Bozma