Asgari ücret artış oranının altında kalan ücret zammının esaslı değişiklik sayılması ve haklı fesih hakkı
Karar Özeti
Davacı işçi, bir perakende zincirinde satış danışmanı olarak beş yıl çalışmış; işverenin iki yıl üst üste asgari ücret artış oranının belirgin biçimde altında ücret zammı yapması üzerine iş sözleşmesini 4857 sayılı İş Kanunu'nun 24. maddesi uyarınca haklı nedenle feshederek kıdem tazminatı talep etmiştir. İşveren, ücret belirleme yetkisini tamamen elinde tuttuğunu ve kendi takdirine göre zam yapma hakkı bulunduğunu savunmuştur. Yerel mahkeme, işverenin ücret tespitinde geniş takdir yetkisine sahip olduğunu kabul ederek talebi reddetmiştir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi kararı bozmuştur: Ücret, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 22. maddesi kapsamında çalışma koşullarının temel unsurlarından birini oluşturmaktadır. Enflasyon döneminde reel ücretin belirgin biçimde erimesine yol açacak şekilde gerçekleştirilen düşük oranlı zam uygulamaları, çalışma koşullarında işçi aleyhine esaslı değişiklik niteliği taşıyabilir. Somut olayda davacının iki yıl boyunca reel satın alma gücünün önemli ölçüde gerilediği, enflasyon oranının altında kalan zam uygulamalarının fiilen ücret kesintisiyle eşdeğer bir etki yarattığı anlaşılmaktadır. Mahkemenin, enflasyon verileri ve asgari ücret artış oranları da dikkate alınarak esaslı değişiklik iddiasını yeniden değerlendirmesi ve buna göre haklı fesih hakkının doğup doğmadığını tespit etmesi gerekmektedir. 2026 yılı brüt asgari ücret tabanı 33.030 TL, kıdem tazminatı tavanı 53.919,68 TL olup hesaplamanın güncel verilerle yenilenmesi zorunludur.
Bu karar işçi lehine sonuçlanmıştır.
Bozma