Hastalık iznindeki işçinin iş sözleşmesinin feshinde ihbar süresini aşma koşulu ve kötü niyet tazminatı
Karar Özeti
Davacı işçi, bir tekstil fabrikasında kalite kontrol uzmanı olarak dört yıl çalışmış; süregelen bir rahatsızlık nedeniyle istirahat raporuna bağlanmasının hemen ardından işveren tarafından süreli fesih bildiriminde bulunulduğunu ileri sürerek ihbar ve kıdem tazminatına ek olarak kötü niyet tazminatı talep etmiştir. İşveren, iş sözleşmesinin geçerli ihbar süresine uyularak sona erdirildiğini ve hastalık izninin sürmekte olduğunu bilerek fesih bildirimi yapmakta herhangi bir hukuki engel bulunmadığını savunmuştur. Yargıtay 22. Hukuk Dairesi incelemesinde, hastalık izninin toplam süresinin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/I-b maddesinde düzenlenen ihbar süresini aşıp aşmadığının belirlenmesi gerektiğine hükmetmiştir: Hastalık raporu süresi ihbar süresinin altında kaldığı sürece işveren fesih bildirimini tebliğ edebilir; ancak ihbar süresini aşan bir istirahat raporu mevcutsa fesih bildirimi geçersiz sayılır ve bildirim süresi hastalık izninin sona erdiği tarihten itibaren yeniden işlemeye başlar. Öte yandan mahkeme kötü niyet tazminatı değerlendirmesinde feshin zamanlamasını —hastaneye yatış bildiriminden kısa süre sonra gerçekleşmesini— dikkate alarak feshin gerçek gerekçesini araştırmak zorundadır. İş güvencesi hükümlerinin uygulanmadığı durumlarda kötü niyet tazminatı 4857 sayılı Kanun'un 17. maddesi uyarınca işçiye ihbar tazminatının üç katı olarak ödenir. 2026 yılı brüt asgari ücret tabanı 33.030 TL, kıdem tazminatı tavanı 53.919,68 TL'dir.
Bu karar işçi lehine sonuçlanmıştır.
Bozma