İşe alımda yaş ayrımcılığı — 45 yaş üstü adayın sistematik biçimde elendiğinin ispat edilmesi ve tazminat hakkı
Karar Özeti
Davacı, deneyimli bir muhasebe uzmanı olarak birden fazla kez aynı şirkete başvurmuş; nitelik ve tecrübe koşullarını karşılamasına karşın her seferinde reddedilerek yaş grubu daha düşük adayların işe alındığını öğrenmiştir. İşe alım süreçlerine erişimi olan eski bir İK çalışanının tanıklığı ve şirkete ait yazışmalar incelendiğinde, pozisyonlara '35 yaş altı' ifadesinin fiili kriter olarak kullanıldığı ortaya çıkmıştır. İlk derece mahkemesi, ispat yükünün tamamen davacıda olduğunu ve doğrudan bir yazılı belge sunulamadığı için davanın reddine karar vermiştir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi bu kararı bozmuştur: 4857 sayılı İş Kanunu'nun 5. maddesi kapsamında ayrımcılık davalarında ispat yükü paylaşımlı niteliktedir; davacı ayrımcılığa işaret eden olguları ortaya koyduğunda ispat yükü işverene geçer ve işveren ayrımcı bir amacın bulunmadığını ispatlamakla yükümlü hale gelir. Yaş grupları arasındaki sistematik işe alım farkları, içerik analizine tabi tutulan iç yazışmalar ve bir zaman diliminde işe alınan kişilerin yaş dağılımı istatistiki analizi birlikte değerlendirildiğinde ayrımcı uygulamanın varlığını kanıtlamaya yeter niteliktedir. Mahkeme tazminat değerlendirmesinde 4857 m.5/son uyarınca dört aya kadar ücret tutarında tazminat ödenmesine hükmedebilir; bu tutarın 2026 yılı brüt asgari ücret tabanı olan 33.030 TL'yi esas alarak belirlenmesi gerekmektedir.
Bu karar işçi lehine sonuçlanmıştır.
Bozma