İşyerinde mobbing iddiasının ispatı — sistematik baskının delilleri ve manevi tazminat miktarının belirlenmesi
Karar Özeti
Davacı işçi, bir kamu iktisadi kuruluşunda muhasebe uzmanı olarak on iki yıl çalışmış; son iki yılda birim değişikliğine zorlandığını, performans hedeflerinin kasıtlı olarak ulaşılamaz düzeyde belirlendiğini, toplantılarda defalarca küçük düşürücü yorum ve eleştirilere maruz kaldığını ve görevinin içinin boşaltıldığını ileri sürerek iş sözleşmesini 4857 m.24/II kapsamında haklı nedenle feshetmiş, kıdem tazminatı ve manevi tazminat talep etmiştir. İşveren, birim değişikliklerinin kurumsal reorganizasyonun bir parçası olduğunu ve herhangi bir sistematik psikolojik baskı uygulanmadığını savunmuştur. Yerel mahkeme talebi reddetmiştir. Yargıtay 22. Hukuk Dairesi kararı bozmuştur. Bozma gerekçesinde şu ilkeler ortaya konmuştur: mobbingin ispatında doğrudan belge bulunması zorunlu değildir; sistematik baskıya ilişkin tanık ifadeleri, yazışmalar, e-postalar, görev tanımı değişikliklerini belgeleyen yazılar ve benzer süreci yaşayan çalışanların beyanları birlikte değerlendirilmelidir. Birim değişikliklerinin tek taraflı ve art arda gerçekleşmesi ile performans değerlendirme sisteminin nesnel kriterden yoksun biçimde uygulanması, mobbingi güçlü biçimde gösteren olgular arasındadır. Psikolojik baskı nedeniyle yapılan haklı fesihte işçinin kıdem tazminatına hak kazandığı ve ayrıca manevi tazminata hükmedilebileceği belirtilmiş; manevi tazminat miktarının belirlenmesinde maruz kalınan baskının süresi, yoğunluğu, işçinin yaşı ve sosyal konumu ile eylemin ağırlığının esas alınması gerektiği vurgulanmıştır. 2026 brüt asgari ücret 33.030 TL; kıdem tazminatı tavanı 53.919,68 TL; SGK işveren prim payı %21,75.
Bu karar işçi lehine sonuçlanmıştır.
Bozma