İşveren tarafından kullandırılmayan yıllık izinlerin zamanaşımı — 5 yıllık sürenin başlangıcı ve hesabı
Karar Özeti
Davacı işçi, on altı yıl süren iş sözleşmesi feshinin ardından hak kazanıp da kullanmadığı toplam seksen iki günlük yıllık izin ücreti alacağını talep etmiştir. İşveren, izinlerin fiilen kullandırıldığını ve bu hususa ilişkin imzalı izin formlarının bulunduğunu savunmuştur. Davacı ise söz konusu formların kendi iradesiyle imzalanmadığını ve izin günlerinin toplu olarak gösterildiğini ileri sürmüştür. Yerel mahkeme izin formlarını geçerli kabul etmiş, talebin bir kısmı yönünden 5 yıllık zamanaşımı itirazını kabul etmiştir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi kararı bozmuştur. Bozma gerekçesinde şu ilkeler belirlenmiştir: yıllık izin ücreti alacağının zamanaşımı süresi 4857 sayılı İş Kanunu m.59 ve 7036 sayılı Kanun m.15 kapsamında beş yıl olup bu süre iş sözleşmesinin sona erdiği tarihten başlar; iş devam ederken biriken izinler için zamanaşımı işlemeye başlamaz. Bu nedenle iş ilişkisi süresince hak kazanılmış ve kullanılmamış tüm izin günleri, sözleşme sona erdiği an itibarıyla zamanaşımı hesabına dahil edilir. İzin formlarının geçerliliği konusunda mahkeme; formların imzalanma koşullarını, işçinin özgür iradesinin bulunup bulunmadığını ve kayıtların gerçeği yansıtıp yansıtmadığını tanıklar ve diğer delillerle araştırmak zorundadır; imza bulunması tek başına ispat değeri taşımaz. 2026 brüt asgari ücret 33.030 TL; kıdem tazminatı tavanı 53.919,68 TL; SGK işveren prim payı %21,75.
Bu karar işçi lehine sonuçlanmıştır.
Bozma