İkale sözleşmesinde makul yarar koşulu — baskı altında imzalanan ikale ve kıdem tazminatı hakkı
Karar Özeti
Davacı işçi, bir bankada şube müdürü olarak on bir yıl görev yapmış; işverenin performans baskısı ve işten çıkarılma tehdidi altında, brüt bir aylık ücret tutarında ek ödeme karşılığında ikale sözleşmesi imzalamıştır. Sözleşme imzalandıktan kısa süre sonra aynı pozisyon dışarıdan işe alım yapılarak doldurulmuştur. Davacı, ikale iradesinin özgür olmadığını, makul yarar koşulunun sağlanmadığını ve dolayısıyla kıdem tazminatına hak kazandığını ileri sürmüştür. İşveren, ikale sözleşmesinin karşılıklı mutabakat ve serbest irade ile imzalandığını savunmuştur. Yerel mahkeme ikaleyi geçerli kabul etmiştir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi kararı bozmuştur. Bozma gerekçesinde şu ilkeler ortaya konmuştur: ikalenin geçerli sayılabilmesi için işçiye sağlanan ek menfaatin, işçinin iş güvencesi kapsamında elde edeceği haklarla orantılı ve bu haklardan vazgeçmesini meşrulaştıracak ölçüde makul olması şarttır. Brüt bir aylık ücret tutarındaki ek ödeme; on bir yıllık kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve olası işe iade tazminatının toplamıyla kıyaslandığında açıkça yetersiz kalmaktadır. Ayrıca ikalenin baskı ortamında imzalatılması ve aynı pozisyona kısa sürede dışarıdan işe alım yapılması, işverenin önceden fesih kararı aldığının dolaylı kanıtı niteliğindedir. Bu koşullar altında imzalanan ikale geçersizdir; davacı kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanır. 2026 brüt asgari ücret 33.030 TL; kıdem tazminatı tavanı 53.919,68 TL; SGK işveren prim payı %21,75.
Bu karar işçi lehine sonuçlanmıştır.
Bozma