Belirli süreli iş sözleşmesinin birden fazla yenilenmesi ve belirsiz süreli sözleşmeye dönüşme koşulları
Karar Özeti
Davacı işçi, bir üniversitede idari personel olarak bir yıllık belirli süreli sözleşmelerle dört kez aralıksız istihdam edilmiş; beşinci sözleşme yenilenmeyince 4857 m.18 kapsamında işe iade ve iş güvencesi tazminatı talep etmiştir. İşveren, her bir sözleşmenin belirli sürelilik niteliği taşıdığını ve son sözleşmenin süresinin bitmesiyle ilişkinin kendiliğinden sona erdiğini savunmuştur. Yerel mahkeme, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin belirli süreli olduğunu ve iş güvencesi kapsamı bulunmadığını kabul ederek davayı reddetmiştir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi kararı bozmuştur. Bozma gerekçesinde belirtilmiştir ki 4857 m.11 uyarınca iş ilişkisinin belirli süreli olabilmesi için esaslı bir nedenin varlığı zorunludur; salt taraflarca belirli süreli yazılmasının sözleşmeye belirlilik niteliği kazandırması mümkün değildir. Belirli süreli iş sözleşmelerinin zincirleme biçimde yenilenmesi, aralarında esaslı neden bulunmaksızın yapılmış olup bir bütün olarak değerlendirildiğinde belirsiz süreli iş sözleşmesine dönüşmüş sayılır. Esaslı nedenin yokluğunun ya da zincirleme sözleşmenin varlığının tespitinde işçinin aynı işi sürekli nitelikte yapıp yapmadığı, işverenin daimi bir ihtiyacını karşılayıp karşılamadığı ve her bir sözleşmenin içeriğinin birbirinden farklı olup olmadığı irdelenmelidir. Somut olayda aynı pozisyonda aynı görevlerin dört yıl boyunca kesintisiz sürdürüldüğü saptandığından ilişki başından itibaren belirsiz süreli kabul edilmeli ve iş güvencesi hükümleri uygulanmalıdır. 2026 brüt asgari ücret 33.030 TL; kıdem tazminatı tavanı 53.919,68 TL; SGK işveren prim payı %21,75.
Bu karar işçi lehine sonuçlanmıştır.
Bozma