Belirli süreli iş sözleşmesinin zincirleme yenilenmesi — belirsiz süreli sözleşmeye dönüşme ve kıdem tazminatı
Karar Özeti
Davacı işçi, bir üniversitenin araştırma merkezinde proje personeli olarak birbirine eklenen dokuz adet bir yıllık belirli süreli iş sözleşmesiyle toplam dokuz yıl çalışmış; son sözleşmenin yenilenmemesi üzerine kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı talep etmiştir. İşveren, sözleşmelerin her birinin bağımsız belirli süreli nitelik taşıdığını ve bu nedenle kıdem tazminatı yükümlülüğünün doğmadığını savunmuştur. Yerel mahkeme işveren lehine hüküm kurmuştur. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi kararı bozmuştur. Bozma gerekçesinde şu ilkeler teyit edilmiştir: 4857 sayılı İş Kanunu'nun 11. maddesi uyarınca belirli süreli iş sözleşmesi, ancak işin niteliği veya işçinin yaptığı iş gereği, belirli bir süreyle sınırlı olarak yapılacak iş söz konusu olduğunda kurulabilir; bu koşul gerçekleşmeksizin peş peşe (zincirleme) yapılan belirli süreli sözleşmeler belirsiz süreli sözleşmeye dönüşür. Somut olayda dokuz yıl boyunca aralıksız biçimde aynı görevde çalışılması, işin sürekli nitelik taşıdığını ortaya koymaktadır. Zincirleme sözleşmelerde birinci sözleşmeden itibaren belirsiz süreli ilişki doğduğundan işçi kıdem tazminatına hak kazanır; sözleşmenin yenilenmemesi ayrıca ihbar süresine uyulmaksızın yapılan fesih niteliğindedir. 2026 brüt asgari ücret 33.030 TL; kıdem tazminatı tavanı 53.919,68 TL; SGK işveren prim payı %21,75.
Bu karar işçi lehine sonuçlanmıştır.
Bozma