Engelli işçiye makul düzenleme yapılmaması — ayrımcılık tazminatı ve işyeri uyum yükümlülüğü
Karar Özeti
Davacı işçi, çalışırken geçirdiği iş kazası sonucunda yüzde kırk oranında iş göremezlik raporuna bağlanmış ve tekerlekli sandalye kullanmak zorunda kalmıştır. Engelinin ortaya çıkmasının ardından işveren, işyerinde herhangi bir fiziksel düzenleme yapmamış; bu nedenle davacı tuvalete ve bazı üretim alanlarına erişemez hâle gelmiştir. İşveren, tesisin eski yapıdan oluştuğunu ve düzenlemenin aşırı mali yük oluşturacağını savunmuştur. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi yerel mahkeme kararını bozmuştur. Bozma gerekçesinde şu ilkeler ortaya konmuştur: 4857 sayılı İş Kanunu'nun 5. maddesi ve 6701 sayılı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu kapsamında işveren, engelli çalışan için makul düzenleme yapmakla yükümlüdür. Makul düzenleme yükümlülüğü, bu düzenlemenin işverence orantısız bir yük oluşturmadığı sürece geçerliliğini korur; salt bina yaşının gerekçe gösterilmesi bu yükümlülüğü ortadan kaldırmaz. İşverenin makul düzenleme yapmaktan kaçınması, engelli çalışana karşı doğrudan ayrımcılık oluşturur. Bu durumda çalışan, 4857 m.5/f.6 uyarınca dört aya kadar ücret tutarında ayrımcılık tazminatı talep edebilir; ayrıca çalışma koşullarının işçinin aleyhine değiştiğinin kabulüyle haklı fesih hakkı da kullanılabilir. 2026 brüt asgari ücret 33.030 TL; kıdem tazminatı tavanı 53.919,68 TL; SGK işveren prim payı %21,75.
Bu karar işçi lehine sonuçlanmıştır.
Bozma