Sendika üyeliği sonrasında yapılan ücret farklılaştırması ve sendikal ayrımcılık tazminatı talebinin değerlendirilmesi
Karar Özeti
Davacı işçi, çalıştığı imalat işletmesinde sendikaya üye olduğu tarihten itibaren performans prim ödemelerinin kesildiğini, yıllık ücret artışlarının sendika üyesi olmayan emsallerine kıyasla belirgin biçimde düşük tutulduğunu ve ek görev olanaklarından dışlandığını ileri sürerek 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun 25. maddesi uyarınca sendikal ayrımcılık tazminatı ile eşit davranma farkına ilişkin ücret alacağını talep etmiştir. İlk derece mahkemesi, işverenin prim kesimine ilişkin yönetsel gerekçelerini yeterli bularak davayı reddetmiştir. Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, sendikal ayrımcılık davalarında salt işveren beyanına dayanılamayacağını vurgulayarak kararı bozmuştur: Sendika üyeliği öncesi ve sonrasına ait ücret ve prim tabloları ile işyerinde emsal niteliğindeki üye olmayan çalışanların aldığı ödemeler karşılaştırmalı olarak incelenmeli; olumsuz farkın saptanması durumunda işverenin bu farklılığın sendikal nedenle değil meşru iş gerekçesiyle oluştuğunu ispat etmesi zorunludur. İspat yükünün bu şekilde tersine çevrilmesi 6356 m.25 ile güvence altına alınan sendikal güvence ilkesinin gereğidir. Ayrımcılığın kanıtlanması durumunda işçinin bir yıllık ücretinden az olmamak üzere sendikal tazminata hükmedilmeli; ücret farkı alacakları ise yasal faiziyle birlikte ayrıca hesaplanmalıdır. 2026 brüt asgari ücret 33.030 TL, kıdem tazminatı tavanı 53.919,68 TL'dir.
Bu karar işçi lehine sonuçlanmıştır.
Bozma