Kıdem tazminatı tavanının aylık değil kümülatif uygulanması — tavan aşımında hesaplama yöntemi
Karar Özeti
Davacı işçi, bir kamu iktisadi teşebbüsü bünyesinde muhasebe müdürü olarak on sekiz yıl çalışmış; iş sözleşmesinin emeklilik nedenine dayalı olarak sona ermesinin ardından kıdem tazminatı hesabında tavan uygulamasına ilişkin itirazda bulunmuştur. İşveren, kıdem tazminatı tavanını toplam tutar üzerinden değil yıl başına düşen miktar bakımından uygulayarak hesap yapmıştır. Davacı, tavan uygulamasının yalnızca bir yıllık çalışma için hak kazanılan tazminat miktarıyla sınırlı olduğunu, kümülatif toplam üzerinde ayrıca bir sınırlama getirilemeyeceğini ileri sürmüştür. Yerel mahkeme işveren hesabını benimsemiştir. Yargıtay 22. Hukuk Dairesi kararı bozmuştur. Bozma gerekçesinde şu ilkeler netleştirilmiştir: 1475 sayılı mülga İş Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca kıdem tazminatı tavanı, bir yıllık çalışma için hak kazanılan tazminat miktarına uygulanır; yani tavan her çalışma yılı için ayrı ayrı dikkate alınır. 2026 yılı için belirlenen 53.919,68 TL kıdem tazminatı tavanı, bir yıllık kıdem için ödenebilecek azami miktarı ifade eder. Toplam çalışma süresine karşılık gelen kıdem tazminatı, her yıl için ayrı ayrı hesaplanan ve gerekirse tavana çekilen miktarların toplamından oluşur. İşverenin toplam tutarı tek seferde tavana çekmesi yöntemi yasal dayanaktan yoksundur ve işçi aleyhine hatalı sonuç doğurur. Hesap yeniden yapılmak üzere karar bozulmuştur. 2026 brüt asgari ücret 33.030 TL; kıdem tazminatı tavanı 53.919,68 TL; SGK işveren prim payı %21,75.
Bu karar işçi lehine sonuçlanmıştır.
Bozma