Sistematik görev dışı bırakma, toplantılara çağırmama ve soğuk davranış örüntüsünün mobbing kapsamında değerlendirilmesi
Karar Özeti
Davacı işçi, uzun yıllar insan kaynakları müdürü olarak görev yaptığı bir finans kurumunda yeni yönetim döneminde sistematik biçimde toplantılara çağrılmadığını, görevleri bilgi verilmeksizin başkalarına devredildiğini, ofisinin küçük ve izole bir odaya taşındığını ve mesleki varlığını ortaya koymaya çalıştığında küçük düşürücü yanıtlar aldığını ileri sürerek mobbinge dayalı manevi tazminat ile kıdem tazminatı talep etmiştir. İşveren, söz konusu değişikliklerin yeniden yapılanma kapsamında gerçekleştirildiğini ve kişisel bir hedeflemenin söz konusu olmadığını savunmuştur. Yargıtay 22. Hukuk Dairesi kararı bozmuştur: Mobbingin tespitinde ayrı ayrı bakıldığında masum görünebilecek eylemlerin bütünü ve sistematik niteliği belirleyicidir. Toplantıdan dışlanma, görev alanının sessizce daraltılması, fiziksel çalışma koşullarının kasıtlı olarak kötüleştirilmesi ve ast-üst iletişiminin kesilmesi birlikte değerlendirildiğinde bu sürecin işçiyi yıldırmaya ve istifaya zorlamaya yönelik olduğu sonucuna ulaşılabilir. Tanık beyanları ve e-posta kayıtları bu bütüncül tablonun kanıtlanmasında esas alınabilir. Mahkeme, olayların tek tek değil bir süreç içinde bütünsel olarak ele alınması gerektiğini gözardı etmiştir. Manevi tazminat miktarı belirlenirken işçinin ruh sağlığına verilen zarar, çekilen acı ve mağduriyetin süresi gözetilmelidir. 2026 brüt asgari ücret 33.030 TL, kıdem tazminatı tavanı 53.919,68 TL, SGK işveren prim payı %21,75 esas alınarak haklı fesih halinde kıdem tazminatının da ayrıca hesaplanması gerekmektedir.
Bu karar işçi lehine sonuçlanmıştır.
Bozma