Sosyal medya paylaşımı gerekçesiyle iş sözleşmesi feshi — ifade özgürlüğü ve iş güvencesi dengesi
Karar Özeti
Davacı işçi, bir imalat firmasında satış temsilcisi olarak altı yıl çalışmış; kişisel sosyal medya hesabından yaptığı ve işvereni dolaylı olarak eleştiren paylaşım gerekçesiyle iş sözleşmesi haklı nedenle feshedilmiştir. İşveren, paylaşımın şirketin itibarını zedelediğini ve müşteri nezdinde güven sorununa yol açtığını savunmuştur. Davacı, paylaşımın kişisel hesabından yapıldığını, işveren adına herhangi bir ticari sır veya müşteri bilgisi paylaşılmadığını ve paylaşımın anayasal ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. Yerel mahkeme feshi geçerli bularak davayı reddetmiştir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi kararı bozmuştur. Bozma gerekçesinde şu ilkeler ortaya konmuştur: sosyal medya paylaşımı nedeniyle yapılan fesihte orantılılık ilkesi belirleyici unsurdur; paylaşımın içeriği, yayılma alanı ve işverene verdiği somut zarar bütünlüklü değerlendirilmelidir. Paylaşımın ticari sır veya müşteri verisi içermediği, açıkça hakaret unsuru taşımadığı ve işverenin iddia ettiği müşteri kaybının belgelenmediği bir durumda doğrudan haklı neden sayılması orantısızdır. Eğer işveren geçerli neden göstererek süreli fesih yolunu tercih etseydi bu daha uygun olabilirdi; ancak haklı neden sıkı ispat standardına tabidir. İspat yükünü karşılayamayan işverenin feshi geçersiz sayılarak işe iade ile boşta geçen süre tazminatına hükmedilmesi gerektiğine karar verilmiştir. 2026 brüt asgari ücret 33.030 TL; kıdem tazminatı tavanı 53.919,68 TL; SGK işveren prim payı %21,75.
Bu karar işçi lehine sonuçlanmıştır.
Bozma