Alt işveren sözleşmesinin muvazaaya dayandığının tespiti ve muvazaalı taşeron ilişkisinde işçinin başlangıçtan beri asıl işverenin işçisi sayılmasının sonuçları
Karar Özeti
Davacı işçi, bir kamu kurumuna ait hizmet binasında yirmi dört ay boyunca güvenlik görevlisi olarak alt işveren (taşeron) firması aracılığıyla çalışmış; alt işverenin değişmesine rağmen aynı işyerinde aynı görevini sürdürmüştür. İş sözleşmesinin feshi sonrasında açtığı davada hem asıl işveren kamu kurumunu hem de alt işveren firmasını davalı olarak göstermiştir. Asıl işveren, alt işveren ilişkisinin yasaya uygun kurulduğunu ve ihaleye dayandığını savunmuştur. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, muvazaa tespitine ilişkin kriterleri açıkça belirlemiştir: 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2. maddesinin 7. fıkrası uyarınca asıl işverenin işçilerinin haklarını kısıtlamaya yönelik veya muvazaalı olarak kurulan alt işveren ilişkisi geçersizdir; bu durumda alt işveren işçileri başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçisi sayılır. Muvazaa göstergeleri arasında şunlar yer almaktadır: alt işverenin asıl işin bir bölümünü aldıktan sonra işin geri kalanını fiilen asıl işverende bırakması, denetim ve talimat yetkisinin asıl işverende kalması, alt işveren değişse de işçilerin çalışmaya devam etmesi, alt işverenin bağımsız organizasyonunun bulunmaması. Muvazaanın tespiti halinde işçi, asıl işverende geçirdiği tüm hizmet süresini dikkate alarak kıdem ve ihbar tazminatı talep edebilir. Kamu kurumu asıl işveren ise 4857 m.2 uyarınca asıl işveren sıfatıyla müteselsilen sorumludur. 2026 brüt asgari ücret 33.030 TL, kıdem tazminatı tavanı 53.919,68 TL, SGK işveren prim payı %21,75.
Bu karar işçi lehine sonuçlanmıştır.
Bozma