Sendika üyeliği gerekçesiyle yapılan fesihte sendikal tazminat — yetki şartı aranmaksızın tazminat hakkı
Karar Özeti
Davacı işçi, bir gıda fabrikasında hat operatörü olarak dört yıl çalışmış; işyerinde çoğunluğu sağlamayan bir sendikaya üye olmasından birkaç gün sonra iş sözleşmesi 'işletme gerekleri' gerekçesiyle feshedilmiştir. Davacı, feshin gerçek nedeninin sendika üyeliği olduğunu ileri sürerek işe iade ve sendikal tazminat talep etmiştir. İşveren, sözleşmenin sendika üyeliğiyle hiçbir ilişkisi bulunmadığını, üretim kapasitesinin düşürülmesi nedeniyle rasyonalizasyon kapsamında bu pozisyonun kaldırıldığını savunmuştur. Yerel mahkeme, işyerinde yetki almamış sendikaya üyelik nedeniyle 6356 sayılı Kanun'un 25. maddesi kapsamında sendikal tazminat talep edilemeyeceğine hükmetmiştir. Yargıtay 22. Hukuk Dairesi kararı bozmuştur. Bozma gerekçesinde şu ilkeler açıklanmıştır: 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun 25. maddesi, sendikal nedenlerle yapılan fesihte sendikal tazminata hak kazanılabilmesi için işyerinde sendikanın yetki almış olmasını şart olarak öngörmemektedir. Üyelik hakkı Anayasa'nın 51. maddesi ve ILO 87 ve 98 sayılı Sözleşmeleri kapsamında güvence altındadır. Fesih kararı ile sendika üyeliğinin üst üste gelmesi zamansal yakınlık karinesi oluşturur; işverenin meşru ve ayrımcılık dışı bir nedenle açıklama yapması gerekir. Bilirkişi raporunda diğer hat operatörleri korunurken yalnızca sendika üyesinin çıkarıldığı tespit edildiğinden feshin sendikal ayrımcılık niteliği taşıdığı ve en az bir yıllık ücret tutarında sendikal tazminata hükmedilmesi gerektiğine karar verilmiştir. 2026 brüt asgari ücret 33.030 TL; kıdem tazminatı tavanı 53.919,68 TL; SGK işveren prim payı %21,75.
Bu karar işçi lehine sonuçlanmıştır.
Bozma