Ücret kesintisi ve para cezasının yasal sınırı — 4857 m.38 kapsamında toplu iş sözleşmesi veya iç yönetmelik şartı
Karar Özeti
Davacı işçi, bir lojistik şirketinde tır şoförü olarak yedi yıl çalışmış; teslimat gecikmesi ve yakıt sarfiyatı aşımı gerekçesiyle bordrosundan her ay düzenli olarak yapılan kesintilere itiraz ederek kesilen ücret farklarını talep etmiştir. İşveren, söz konusu kesintilerin çalışanlar ile imzalanan bireysel iş sözleşmesinde yer alan ceza hükmüne dayandığını savunmuştur. Yerel mahkeme, sözleşmede hüküm bulunduğu gerekçesiyle talebi reddetmiştir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi kararı bozmuştur. Bozma gerekçesinde şu ilkeler ortaya konmuştur: 4857 sayılı İş Kanunu'nun 38. maddesi uyarınca işveren, iş sözleşmesi veya toplu iş sözleşmesinde belirlenmiş olmak kaydıyla işçiye para cezası verebilir; ancak bu para cezaları bir ayda iki gündelikten fazla olamaz ve o hâlde dahi çalışanın aylık ücretinin 1/3'ünü aşamaz. Madde yalnızca toplu iş sözleşmesi veya işyeri iç yönetmeliğini dayanak olarak kabul etmekte; bireysel iş sözleşmesine konulan ceza hükmü tek başına yeterli değildir. Üstelik işverenin kestiği para cezalarını Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'na bildirmesi ve işçilerin yararına kullandırması zorunludur; aksi hâlde kesintiler hukuka aykırı ücret kesintisi niteliği kazanır ve işçi bunları faiz ve gider tazminatıyla birlikte geri alabilir. Somut olayda bireysel sözleşme dayanağı yeterli kabul edilemez; hem Kanun'un öngördüğü usul, hem de miktarın 1/3 sınırını aşıp aşmadığı incelenmek üzere dosya yerel mahkemeye iade edilmiştir. 2026 brüt asgari ücret 33.030 TL; kıdem tazminatı tavanı 53.919,68 TL; SGK işveren prim payı %21,75.
Bu karar işçi lehine sonuçlanmıştır.
Bozma