Kullandırılmayan yıllık izin alacağında zamanaşımı — fesih tarihinden itibaren 5 yıl ve zamanaşımı itirazının süresinde ileri sürülmesi zorunluluğu
Karar Özeti
Davacı işçi, bir kamu kuruluşuna ait ticari işletmede idari personel olarak on dört yıl çalışmış; emeklilik nedeniyle sona eren iş sözleşmesinin ardından birikmiş on iki yıllık kullandırılmamış yıllık izin ücretini talep etmiştir. İşveren, talep edilen izinlerin büyük bölümünün beş yılı aşan sürelere ilişkin olduğunu ve zamanaşımına uğradığını öne sürmüştür. Yerel mahkeme, on iki yılın tamamı için izin ücreti alacağına hükmetmiştir. Yargıtay 22. Hukuk Dairesi kararı bozmuştur. Bozma gerekçesinde şu ilkeler teyit edilmiştir: 4857 sayılı İş Kanunu'nun 59. maddesi uyarınca yıllık izin ücreti alacağı, iş sözleşmesinin her ne sebeple olursa olsun sona erdiği tarihte muaccel olur ve bu tarihten itibaren beş yıllık genel zamanaşımı süresi işlemeye başlar. İş sözleşmesi devam ettiği sürece izin alacakları için zamanaşımı işlemez; birikimlerin sözleşme süresinin uzunluğuna bakılmaksızın tamamı fesih tarihinden itibaren beş yıl içinde talep edilebilir. Somut olayda sözleşme feshi ile dava tarihi arasındaki fark beş yılın altında olduğundan zamanaşımı itirazı yerinde değildir. Bununla birlikte yerel mahkemenin izin miktarı hesabına ilişkin bilirkişi denetimini gereği gibi yapmadığı ve fiilen kullandırılan izinleri düşmediği tespit edildiğinden karar eksik inceleme yönünden bozulmuştur. 2026 brüt asgari ücret 33.030 TL; kıdem tazminatı tavanı 53.919,68 TL; SGK işveren prim payı %21,75.
Bu karar işçi lehine sonuçlanmıştır.
Bozma