Engelli işçiye eşit davranma yükümlülüğü — makul düzenleme yapılmamasının ayrımcılık sayılması ve tazminat
Karar Özeti
Davacı işçi, bir perakende zincirinde kasiyer olarak üç yıl çalışmakta iken kısmi görme yetisi kaybına yol açan bir rahatsızlık geçirmiş; bu durumu işverene bildirerek çalışma koşullarında makul uyarlamalar yapılmasını ve yakın mesafeden okunabilen daha büyük ekran verilmesini talep etmiştir. İşveren talebi değerlendirmeksizin birkaç ay içinde davacının iş sözleşmesini 'işyeri gereksinimlerinde değişiklik' gerekçesiyle feshetmiştir. Davacı, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 5. maddesi ve 7/8 sayılı Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşme kapsamında eşit davranma yükümlülüğünün ihlal edildiğini ileri sürerek eşit davranmama tazminatı, kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı talep etmiştir. Yerel mahkeme kıdem ve ihbar tazminatına hükmedip eşit davranmama tazminatını reddetmiştir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi kararı bozmuştur. Bozma gerekçesinde şu ilkeler tespit edilmiştir: engelliliğe dayalı ayrımcılık yasağı yalnızca doğrudan ayrımcılığı değil, makul uyarlamayı reddetmeyi de kapsamaktadır. İşverenin fiziksel veya teknolojik açıdan orantısız bir külfet oluşturmayacak düzenlemeleri yapmaksızın feshe gitmesi, dolaylı ayrımcılık teşkil eder. Talebi değerlendirmeksizin feshetmek yeterli inceleme yapılmadığının kanıtıdır. 4857 m.5 uyarınca eşit davranmama tazminatı dört aya kadar ücret tutarında olabilir; bu tutar diğer tazminatlardan bağımsız olarak hüküm altına alınabilir. 2026 brüt asgari ücret 33.030 TL; kıdem tazminatı tavanı 53.919,68 TL; SGK işveren prim payı %21,75.
Bu karar işçi lehine sonuçlanmıştır.
Bozma