Sendika üyeliği gerekçesiyle gerçekleştirilen fesihte sendikal tazminat miktarının tespiti ve eş zamanlı ayrımcılık yasağı kapsamında değerlendirilmesi
Karar Özeti
Davacı işçi, dört yıldır çalıştığı bir imalat firmasında sendika üyesi olduğunun öğrenilmesinin hemen ardından iş sözleşmesinin 'yeniden yapılanma' gerekçesiyle feshedildiğini ileri sürerek 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun 25. maddesi kapsamında sendikal tazminat ile kıdem ve ihbar tazminatı talep etmiştir. İşveren, feshin ekonomik gerekçeye dayandığını ve aynı dönemde başka çalışanların sözleşmelerinin de sona erdirildiğini savunmuştur. Yerel mahkeme, sendika üyeliğinin feshin gerçek nedeni olduğuna kanaat getirerek sendikal tazminata hükmetmiş; ancak tazminat miktarını bir yıllık ücret üzerinden hesaplamıştır. Yargıtay 22. Hukuk Dairesi bu hesaplamayı hatalı bulmuştur: 6356 sayılı Kanun'un 25/5. fıkrası uyarınca sendikal tazminat işçinin bir yıllık ücreti tutarından az olamaz; bu miktar asgari sınır olup mahkeme hâlin koşullarına göre daha yüksek bir tazminata da hükmedebilir. Ayrıca sendika üyeliği nedeniyle gerçekleştirilen fesih, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 5. maddesi çerçevesinde ayrımcılık yasağını da ihlal etmekte; bu durum ek olarak dört aya kadar ücret tutarında ayrımcılık tazminatını gündeme getirmektedir. Mahkeme bu iki tazminat talebini birlikte inceleyerek hangisinin uygulanacağına gerekçeli biçimde karar vermelidir. İşverenin ekonomik gerekçe savunmasının inandırıcılığı, feshedilen diğer işçilerin sendika üyelik durumunun araştırılmasıyla test edilmelidir. 2026 brüt asgari ücret 33.030 TL, kıdem tazminatı tavanı 53.919,68 TL, SGK işveren prim payı %21,75.
Bu karar işçi lehine sonuçlanmıştır.
Bozma