Zincirleme belirli süreli iş sözleşmelerinin belirsiz süreli sayılması için esaslı neden koşulunun araştırılması ve kümülatif kıdem hesabı
Karar Özeti
Davacı işçi, aynı işyerinde sekiz yıl boyunca her biri altı aylık ya da bir yıllık süreli on dört belirli süreli iş sözleşmesiyle çalışmış; son sözleşmenin süresi dolduğunda hizmet ilişkisine son verilmesi üzerine kıdem ve ihbar tazminatı talep etmiştir. İşveren, her sözleşmenin belirli süreli olarak düzenlendiğini ve süre dolmasının ayrı bir fesih bildirimi gerektirmediğini savunmuştur. Yerel mahkeme ilk sözleşmenin ardından yapılan yenilemelerde esaslı bir nedenin varlığının kanıtlanamadığını gerekçe göstererek tüm sözleşmenin başından itibaren belirsiz süreli sayılmasına karar vermiştir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi kararı onamış; ancak metodoloji konusunda önemli açıklamalar yapmıştır: 4857 sayılı İş Kanunu'nun 11. maddesi uyarınca belirli süreli iş sözleşmesi yalnızca belirli süreli çalışma ya da belli bir işin tamamlanması gibi esaslı nedenin varlığı hâlinde yapılabilir; böyle bir neden olmaksızın kuruluysa sözleşme başından itibaren belirsiz süreli kabul edilir. Her yenileme için ayrı bir esaslı neden aranmalı; ilk sözleşmedeki neden sonrakini meşrulaştırmaz. Teknik proje veya mevsimlik artış gibi geçici nitelikte olmayan, sürekli tekrar eden işler esaslı neden sayılmaz. Bu durumda işçinin tüm çalışma süresinin dikkate alınarak kıdem ve ihbar tazminatı hesaplanması gerekir. 2026 brüt asgari ücret 33.030 TL, kıdem tazminatı tavanı 53.919,68 TL, SGK işveren prim payı %21,75.
Bu karar işçi lehine sonuçlanmıştır.
Onama