Gebelik döneminde feshedilen iş sözleşmesinde ayrımcılık tazminatı ile kıdem tazminatının birlikte talep edilmesi ve ispat yükünün dağılımı
Karar Özeti
Davacı işçi, hamilelediğini işverenine bildirdikten iki hafta sonra iş sözleşmesinin performans yetersizliği gerekçesiyle feshedildiğini ileri sürerek 4857 sayılı İş Kanunu'nun 5. ve 18. maddeleri kapsamında ayrımcılık tazminatı, kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı talep etmiştir. İşveren, feshin hamilelikle hiçbir ilgisi olmadığını ve performans sorunlarının önceki dönemlere ait raporlarla belgelendiğini savunmuştur. Yerel mahkeme, hamilelik bildirimiyle fesih arasındaki iki haftalık süreyi yeterli zaman bağlantısı sayarak ayrımcılık karinesini oluşturduğuna hükmetmiştir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi kararı onamış; ispat yüküne ilişkin kritik tespitlerde bulunmuştur: 4857 m.5 son fıkrası uyarınca işçi ayrımcılığa uğradığı ihtimalini güçlü biçimde ortaya koyan olguları ispat ettiğinde ispat yükü yer değiştirir ve işverenin feshin ayrımcılık içermediğini kanıtlaması gerekir. Gebelik bildiriminden kısa süre sonra gerçekleştirilen fesih bu karinenin oluşması için yeterli olgusal bir temel oluşturur. İşverenin performans gerekçesi ise daha önceki dönemlerde herhangi bir yazılı uyarı veya performans görüşmesi yapılmamışsa inandırıcılıktan uzak kalır. Ayrımcılık tazminatı dört aya kadar ücret tutarında belirlenirken olayın ağırlığına ve feshin kötü niyetinin boyutuna göre alt sınırın üzerinde bir miktara hükmedilebilir. Anayasa'nın 41. maddesinin aile ve anneliği koruma altına aldığı da gözetilmelidir. 2026 brüt asgari ücret 33.030 TL, kıdem tazminatı tavanı 53.919,68 TL, SGK işveren prim payı %21,75.
Bu karar işçi lehine sonuçlanmıştır.
Onama