İşyerinde psikolojik tacizin ispatında dijital delillerin (e-posta ve mesajlaşma kayıtları) kabul edilebilirliği
Karar Özeti
Davacı işçi, bir finans kuruluşunda şube müdür yardımcısı sıfatıyla çalışırken amirinin sistematik biçimde görev alanını daraltıp aşağılayıcı mesajlar gönderdiğini; yetkisiz iş emirleriyle küçük düşürücü görevlere yönlendirildiğini ileri sürerek mobbing hükümlerine dayalı manevi tazminat talep etmiştir. Delil olarak kurumsal e-posta yazışmalarını ve WhatsApp mesaj dökümlerini mahkemeye sunmuştur. İşveren, dijital kayıtların usule aykırı biçimde elde edildiğini ve delil olarak kabul edilemeyeceğini savunmuştur. Yerel mahkeme, mesaj kayıtlarını hukuka aykırı delil sayarak reddetmiş ve davayı ispatsızlık gerekçesiyle sonuçlandırmıştır. Yargıtay 22. Hukuk Dairesi kararı bozmuştur: İşçinin kişisel olarak aldığı mesajlar ve kendisine iletilen e-postalar, ilgili taraf sıfatıyla elde edilmiş olduğundan hukuka uygun delil niteliğindedir; çünkü bu iletişim belgeleri işçinin bizzat taraf olduğu yazışmaları kapsamaktadır. Ayrıca Anayasa'nın 20. maddesi kapsamında özel hayatın korunması hakkı işçi aleyhine değil işçi lehine yorumlanmalıdır. Psikolojik tacizin ispatı gizli niteliği gereği güç olduğundan hâkim, sunulan dijital delilleri bir bütün hâlinde değerlendirmeli ve tanıkların ifadeleriyle desteklenen e-posta ve mesaj kayıtlarını sistematik tacize işaret eden güçlü olgular olarak kabul etmelidir. Yerel mahkemenin delilleri gerekçesiz reddetmesi usule aykırıdır. 2026 brüt asgari ücret 33.030 TL, kıdem tazminatı tavanı 53.919,68 TL.
Bu karar işçi lehine sonuçlanmıştır.
Bozma