İşletme gerekleriyle yapılan fesihte aynı nitelikteki işçilere kıyasla seçim kriterlerinin tarafsız ve nesnel olması zorunluluğu
Karar Özeti
Davacı işçi, bir banka genel müdürlüğünde on bir yıldır kıdemli analist olarak çalışmıştır. Banka, departmanında iki pozisyon kaldırılacağını bildirmiş; aralarında davacının da bulunduğu altı çalışandan ikisini seçerek iş sözleşmelerini 4857 sayılı İş Kanunu'nun 18. maddesi uyarınca işletme gerekleriyle feshetmiştir. Davacı, seçim sürecinin şeffaf olmadığını; sendika temsilcisi konumundaki çalışanların korunurken kendi sözleşmesinin feshedilmesinin örtülü bir sendikal ayrımcılık içerdiğini ileri sürerek işe iade talebinde bulunmuştur. Yerel mahkeme talebi reddetmiştir. Yargıtay 22. Hukuk Dairesi kararı bozmuştur: İşletme gerekleriyle toplu ya da bireysel fesihlerde işveren, feshedilecek işçileri belirlerken nesnel ve önceden belirlenmiş kriterleri uygulamak zorundadır. Bu kriterler arasında kıdem süresi, verimlilik verileri, disiplin sicili ve aile durumu gibi ölçütlerin tutarlı biçimde uygulanması beklenir. İşverenin seçim gerekçelerini belgeleyememesi ya da aynı pozisyondaki çalışanlar arasında keyfi bir ayrıma gidildiğinin anlaşılması hâlinde fesih geçerli nedenden yoksun sayılır. Özellikle sendikal faaliyeti bulunan çalışanların kapsam dışı tutulup diğerlerinin feshe dahil edildiği durumlarda seçimin hangi nesnel kriterlere dayandığının işverence açıklanması şarttır. Hâkimin bu kriterleri denetleme yetkisi mevcuttur; işveren yönetim hakkını keyfi biçimde kullanamazğını bu dava bir kez daha teyit etmektedir. 2026 brüt asgari ücret 33.030 TL, kıdem tazminatı tavanı 53.919,68 TL, SGK işveren prim payı %21,75.
Bu karar işçi lehine sonuçlanmıştır.
Bozma