İş kazasında kusur tespitinde risk değerlendirmesi belgesinin bulunmamasının ağırlaştırıcı etki doğurması
Karar Özeti
Davacı işçi, bir kimya fabrikasında reaktör temizleme işi sırasında yeterli havalandırma sağlanmaksızın kapalı alana gönderilmiş; toksik gaz maruziyeti sonucunda akut solunum yetmezliği geçirmiş ve sürekli iş göremez duruma düşmüştür. İşveren, iş kazasının tamamen işçinin ihmali nedeniyle gerçekleştiğini, kişisel koruyucu donanımın teslim edildiğini ve gerekli uyarıların yapıldığını savunmuştur. Bilirkişi, işçiye yüzde otuz, işverene yüzde yetmiş kusur yükleyen bir rapor düzenlemiş; mahkeme bu oranlar üzerinden hüküm kurmuştur. Yargıtay 22. Hukuk Dairesi kararı bozmuştur. İşveren, dava süresince ilgili işlem için özel risk değerlendirmesi belgesi ile çalışma izni (permit-to-work) prosedürüne ilişkin herhangi bir kayıt sunamamıştır. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 10. maddesi uyarınca kimyasal risk içeren kapalı alan çalışmalarında yazılı risk değerlendirmesi ve çalışma izni belgesi düzenlenmesi zorunludur. Bu belgeleri ibraz edemeyen işverenin, söz konusu yükümlülükleri hiç yerine getirmediği karine olarak kabul edilir ve kusur payının yüzde seksen beşin altında belirlenmesi mümkün değildir. Kapalı alan çalışmalarına özgü tehlikenin bilinmesi gerekirken önlem alınmaması kasıt değil ağır ihmal niteliği taşıdığından manevi tazminatın da bu ölçüde artırılması zorunludur. 2026 brüt asgari ücret 33.030 TL, kıdem tazminatı tavanı 53.919,68 TL, SGK işveren prim payı %21,75.
Bu karar işçi lehine sonuçlanmıştır.
Bozma