Zincirleme belirli süreli iş sözleşmesi — süre sınırı ve belirsiz süreli sözleşmeye dönüşme koşulları
Karar Özeti
Davacı işçi, bir özel hastanede radyoloji teknisyeni olarak çalışmış; iş sözleşmesi her biri bir yıl süreli olmak üzere peş peşe dört kez yenilenmiştir. Dördüncü sözleşme yenilenmeyince davacı ihbar ve kıdem tazminatı talep etmiştir. İşveren, taraflar arasındaki ilişkinin belirli süreli olduğunu ve sona ermesinin fesih sayılamayacağını savunmuştur. Yerel mahkeme, sözleşmenin belirli süreli olduğuna hükmederek tazminat taleplerini reddetmiştir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi kararı bozmuştur. Bozma gerekçesinde şu temel ilkeler ortaya konmuştur: 4857 sayılı İş Kanunu'nun 11. maddesi uyarınca belirli süreli iş sözleşmesi ancak 'objektif ve esaslı bir nedenin' varlığı hâlinde yapılabilir. Belirli süreli sözleşmenin birden fazla kez yenilenmesi, bu yenilemenin baştan öngörülemeyen yeni bir gereksinimden kaynaklandığı ispatlanmadıkça zincirleme nitelik taşır ve sözleşme başlangıçtan itibaren belirsiz süreli kabul edilir. Radyoloji teknisyenliği işi mevsimsel, proje bazlı veya geçici değil sürekli bir faaliyet olduğundan, belirli süreli sözleşme için gerekli objektif neden baştan yoktur. Zincirleme sözleşme yapan işveren, dördüncü sözleşmeyi yenilememesiyle aslında belirsiz süreli sözleşmeyi feshetmiş sayılır; bu durumda ihbar ve kıdem tazminatı ile fesih geçersizliği hükümleri uygulanır. Somut olayda feshin geçerli nedene dayandığı ispat yükü işverene geçmiş olup bu yükümlülük yerine getirilmediğinden yeniden karar verilmesi gerekmektedir. 2026 brüt asgari ücret 33.030 TL; kıdem tazminatı tavanı 53.919,68 TL; SGK işveren prim payı %21,75.
Bu karar işçi lehine sonuçlanmıştır.
Bozma