Mobbing — sistematik dışlama ve görev değişikliği yoluyla psikolojik taciz, manevi tazminat ve haklı fesih
Karar Özeti
Davacı işçi, bir ilaç firmasında kıdemli ürün müdürü olarak yedi yıl çalışmış; yeni bir direktörün göreve gelmesinin ardından sistematik biçimde toplantılardan dışlandığını, görev tanımının fiilen boşaltıldığını, yetersizlik bildirgesi niteliğinde aylık raporlar hazırlatıldığını ve açık ofiste diğer çalışanların önünde aşağılayıcı yorumlara maruz kaldığını öne sürerek haklı nedenle iş sözleşmesini feshedip kıdem tazminatı ile manevi tazminat talep etmiştir. İşveren, söz konusu uygulamaların olağan yönetim faaliyetleri olduğunu ve işçinin performans sorunları nedeniyle uyarıldığını savunmuştur. Yerel mahkeme kıdem tazminatını kabul, manevi tazminatı reddetmiştir. Yargıtay 22. Hukuk Dairesi manevi tazminat yönünden kararı bozmuştur. Bozma gerekçesinde belirtilmiştir ki mobbing; tek bir olaydan değil, sistematik, sürekli ve kasıtlı biçimde tekrarlanan davranışlar bütününden oluşur. Toplantı dışlama, görev boşaltma ve kamusal aşağılama gibi eylemlerin dört ayı aşan bir süreçte düzenli olarak uygulandığının tanık beyanları ve yazışma kayıtlarıyla sabit olması karşısında yerel mahkemenin manevi tazminatı reddetmesi hatalıdır. Yargıtay içtihadına göre mobbingin ispatı; tıbbi belgeler, psikolog raporları, iç yazışmalar ve tanık anlatımlarının bütünsel değerlendirmesiyle mümkündür; işçiden mutlak kesinlikte delil sunması beklenemez. Manevi tazminatın olay ağırlığıyla orantılı ve caydırıcı biçimde belirlenmesi gerekmektedir. 2026 brüt asgari ücret 33.030 TL; kıdem tazminatı tavanı 53.919,68 TL; SGK işveren prim payı %21,75.
Bu karar işçi lehine sonuçlanmıştır.
Bozma