Kullandırılmayan yıllık izin ücret alacağı — zamanaşımı başlangıcı ve ispat yükü
Karar Özeti
Davacı işçi, tekstil sektöründe dokumacı olarak on dört yıl çalışmış; iş sözleşmesinin işveren tarafından feshedilmesinin ardından yıllık ücretli izinlerinin bir kısmının hiç kullandırılmadığını ileri sürerek izin ücreti alacağı talep etmiştir. İşveren, izinlerin düzenli olarak kullandırıldığını savunmuş; ancak imzalı izin formlarını tam olarak ibraz edememiş, yalnızca bir kısım izin dönemi için bordro kayıtları sunmuştur. Yerel mahkeme taleplerini kısmen reddetmiştir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi kararı bozmuştur. Bozma gerekçesinde şu ilkeler netleştirilmiştir: 4857 sayılı İş Kanunu'nun 59. maddesi uyarınca kullandırılmayan yıllık izin ücret alacağı iş sözleşmesinin sona erme tarihinde muaccel olur ve zamanaşımı bu tarihten itibaren başlar; önceki çalışma yıllarına ait izin alacakları bu yıldan geriye doğru 5 yıllık zamanaşımına tabi değildir, fesih tarihi tek başlangıç noktasıdır. İzin kullandırma yükümlülüğü ve bunu ispat yükü tamamen işverene aittir; imzasız ya da eksik izin formları, işçinin izin kullandığını kanıtlamaz. İşverenin eksik ibrazı nedeniyle hak düşürücü zamanaşımı savunmasının kabul edilmesi ve bu gerekçeyle kısmi red kararı verilmesi hatalıdır. 2026 brüt asgari ücret 33.030 TL; kıdem tazminatı tavanı 53.919,68 TL; SGK işveren prim payı %21,75.
Bu karar işçi lehine sonuçlanmıştır.
Bozma