Sendika üyeliği nedeniyle ücret farklılaştırması — ayrımcılık tazminatı ve sendikal tazminat birlikte talep
Karar Özeti
Davacı işçi, aynı pozisyonda çalışan ve sendikaya üye olmayan iş arkadaşlarına kıyasla belirgin biçimde düşük ücret aldığını, promosyon ve yan haklardan dışlandığını ileri sürerek sendikaya üye olması nedeniyle ayrımcılığa uğradığını öne sürmüş; hem 4857 sayılı İş Kanunu'nun 5. maddesine dayalı ayrımcılık tazminatı hem de 6356 sayılı Sendikalar Kanunu'nun 25. maddesine dayalı sendikal tazminat talep etmiştir. İşveren, ücret farklılığının kıdem ve bireysel performansa dayandığını savunmuştur. Yerel mahkeme talepleri reddetmiştir. Yargıtay 22. Hukuk Dairesi kararı bozmuştur. Bozma gerekçesinde belirtilmiştir ki sendikaya üyelik tarihinden itibaren ücret artışlarının yavaşladığının ve yan haklarda kısıtlamaya gidildiğinin belgesel kanıtlarla ortaya konulduğu durumlarda ispat yükü işverene geçer; işverenin ücret farklılığını nesnel ve kıdem dışı gerekçelerle açıklayamaması halinde sendikal ayrımcılığın varlığı kabul edilmelidir. Ayrımcılık tazminatı ile sendikal tazminatın aynı eylem nedeniyle birlikte hükmedilip hükmedilmeyeceği tartışmasında Yargıtay; her iki tazminatın farklı hukuki dayanaklara sahip olduğunu ve birlikte talep edilebileceğini, ancak belirlenecek miktarlarda mükerrer tazminat oluşmaması gerektiğini açıklamıştır. 2026 brüt asgari ücret 33.030 TL; kıdem tazminatı tavanı 53.919,68 TL; SGK işveren prim payı %21,75.
Bu karar işçi lehine sonuçlanmıştır.
Bozma