İşyerinde sistematik psikolojik baskıya maruz kalan işçinin haklı fesih hakkı ve tazminat miktarının belirlenmesi
Karar Özeti
Davacı işçi, bir sigorta şirketinde müşteri hizmetleri uzmanı olarak yedi yıl çalışmış; son iki yılda departman müdürünün kendisini sürekli olarak toplantılarda küçük düşürdüğünü, izinsiz fazla mesai yaptırdığını, periyodik olarak görevini değiştirerek yeteneklerinin altında işler verdiğini ve bu psikolojik baskıların sonucunda klinik depresyon tanısı aldığını ileri sürerek 4857 sayılı İş Kanunu'nun 24/II-b maddesi uyarınca iş sözleşmesini haklı nedenle feshetmiş; kıdem tazminatı ile manevi tazminat talep etmiştir. İşveren, yöneticinin davranışlarının normal iş yönetimi kapsamında kaldığını, davacının performans sorunları nedeniyle görev değişikliğine tabi tutulduğunu ve mobbinge ilişkin somut bir delil bulunmadığını savunmuştur. Yerel mahkeme, talebi kısmen kabul ederek yalnızca kıdem tazminatına hükmetmiş; manevi tazminatı reddetmiştir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi kararı bozmuştur. Mobbing davalarında kanıt standartları genel hukuki ispat kurallarından farklıdır: Sistematik nitelik taşıyan davranış kalıplarının tanık beyanları, sağlık raporları ve işyeri yazışmalarıyla belgelendiği hâllerde mahkeme bu bütünsel tabloya bakmalı, her davranışı ayrı ayrı değerlendirip yetersiz bulmamalıdır. İşçinin davranışların başlamasından kısa süre sonra psikiyatrik tedaviye başlaması ve raporlarında 'işyeri kaynaklı stres' ifadesinin yer alması nedensellik bağını kuvvetlendiren olgulardır. Manevi tazminat; maruz kalınan baskının süresi, yoğunluğu ve işçinin uğradığı kişilik zararı dikkate alınarak asgari ücretin iki ila dört katı arasında belirlenir. 2026 brüt asgari ücret 33.030 TL, kıdem tazminatı tavanı 53.919,68 TL, SGK işveren prim payı %21,75.
Bu karar işçi lehine sonuçlanmıştır.
Bozma