Hamilelik döneminde iş sözleşmesinin feshi — cinsiyet ayrımcılığı, işe iade ve ayrımcılık tazminatı
Karar Özeti
Davacı işçi, bir finans şirketinde kurumsal müşteri temsilcisi olarak altı yıl çalışmış; hamileliğinin dördüncü ayında iş sözleşmesi 'organizasyonel yeniden yapılanma' gerekçesiyle feshedilmiştir. Davacı; feshin gerçek sebebinin hamileliği olduğunu, aynı departmanda hamile olmayan kadın ve erkek çalışanların işlerine devam ettiğini öne sürerek hem işe iade hem de cinsiyet ve hamileliğe dayalı ayrımcılık tazminatı talep etmiştir. İşveren, departmanın kapatıldığını ve başka pozisyon bulunmadığını savunmuştur. Yerel mahkeme feshi geçerli bulmuştur. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi kararı bozmuştur. Bozma gerekçesinde şu ilkeler belirlenmiştir: 4857 sayılı İş Kanunu'nun 18. maddesi uyarınca işçinin hamileliği başlı başına fesih sebebi olamaz; hamilelik döneminde yapılan fesihlerde işverenin gerçek gerekçeyi somut ve ölçülebilir biçimde ortaya koyması gerekir. Fesih tarihinden sonra aynı departmanda veya eşdeğer pozisyonlarda başka kişilerin istihdam edildiğinin anlaşılması, organizasyonel gerekçeyi çürütmekte ve ayrımcılık kastını ortaya koymaktadır. Yargıtay, doğum izninden dönen ya da henüz hamile olan işçinin feshinin cinsiyet ayrımcılığı kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini vurgulamakta; bu hâlde 4857 m.5 kapsamında dört aya kadar ayrımcılık tazminatına hükmedilmesi zorunludur. Davacının hamileliğinin fesih kararından önce işverene bildirildiği veya açıkça bilindiği durumlarda ayrımcılık krinesi güçlenir ve ispat yükü tamamen işverene geçer. 2026 brüt asgari ücret 33.030 TL; kıdem tazminatı tavanı 53.919,68 TL; SGK işveren prim payı %21,75.
Bu karar işçi lehine sonuçlanmıştır.
Bozma