Davranış nedeniyle fesihte savunma alınmaması — usul eksikliği ve feshin geçersizliği
Karar Özeti
Davacı işçi, bir büyük ölçekli alışveriş merkezinde güvenlik görevlisi olarak dört yıl çalışmış; müşteri ile tartışma yaşadığı iddia edilen bir olay gerekçesiyle iş sözleşmesi derhal feshedilmiştir. Fesih bildiriminde davranışın 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/II-d maddesi kapsamında değerlendirildiği belirtilmiş; ancak davacıdan herhangi bir yazılı savunma alınmamıştır. Davacı işe iade talebinde bulunmuş; yerel mahkeme feshi usul bakımından geçersiz bularak işe iade kararı vermiştir. İşveren temyiz aşamasında savunma alınmamasının ağır disiplin suçlarında feshi geçersiz kılmayacağını savunmuştur. Yargıtay 22. Hukuk Dairesi yerel mahkeme kararını onamıştır. Onama gerekçesinde şu temel ilkeler teyit edilmiştir: 4857 sayılı İş Kanunu'nun 19/2. maddesi, işçinin davranışına dayanan fesih bildiriminden önce işçinin savunmasının alınmasını açıkça zorunlu kılmaktadır; bu kural, feshin haklı ya da geçerli neden kategorisinde olmasından bağımsız olarak tüm davranış gerekçeli fesihlerde uygulanır. Yargıtay yerleşik içtihadında savunma alınmamasının usul eksikliği teşkil ettiğini ve bu tek başına feshi geçersiz kılmaya yettiğini istikrarlı biçimde kabul etmektedir. İşverenin feshin maddi gerekçesini kanıtlamış olması ya da olayın ağırlığı, bu usul güvencesini ortadan kaldırmaz. Savunma hakkı; işçinin olayı kendi bakış açısından açıklamasına, yanlış anlamaları gidermesine ve olası cezalandırmadan önce dinlenmesine olanak tanıyan temel bir hak güvencesidir. 2026 brüt asgari ücret 33.030 TL; kıdem tazminatı tavanı 53.919,68 TL; SGK işveren prim payı %21,75.
Bu karar işçi lehine sonuçlanmıştır.
Onama