Ücret alacağında beş yıllık zamanaşımı — her aylık alacak için ayrı başlangıç tarihi ve arabuluculukla durdurma etkisi
Karar Özeti
Davacı işçi, bir teknoloji şirketinde yazılım geliştirici olarak sekiz yıl çalışmış; iş sözleşmesinin feshinden sonra son üç yıla ait ödenmeyen mesai primleri ile fazla mesai ücretleri için dava açmıştır. İşveren, alacakların bir kısmının beş yıllık zamanaşımına uğradığını, davacının fesihten dört yıl önce de ücret eksikliğini bildiğini ancak itiraz etmediğini savunmuştur. Yerel mahkeme, işverenin zamanaşımı savunmasını kısmen kabul etmiş ve eski dönem alacakları reddetmiştir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi kararı bozmuştur. Bozma gerekçesinde belirtilmiştir ki ücret alacakları, Türk Borçlar Kanunu'nun 147. maddesi uyarınca beş yıllık zamanaşımına tabidir; ancak bu süre her aylık alacak için ayrı ayrı işlemeye başlar ve ilgili alacağın muaccel olduğu (ödenmesi gereken) tarihten itibaren hesaplanır. Dava veya arabuluculuk başvurusu zamanaşımı süresini keser; arabuluculuk son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar zamanaşımı işlemez. Mahkemenin fesih tarihinden geriye beş yıllık tek bir pencere uygulaması hatalıdır; her dönem kendi muacceliyet tarihinden itibaren ayrıca değerlendirilmelidir. Öte yandan işçinin sessiz kalmasının zamanaşımını etkilemediği; ücret alacağından zımni feragat kabul edilemeyeceği de kararda vurgulanmıştır. 2026 brüt asgari ücret 33.030 TL; kıdem tazminatı tavanı 53.919,68 TL; SGK işveren prim payı %21,75.
Bu karar işçi lehine sonuçlanmıştır.
Bozma