Belirli süreli iş sözleşmesinin zincirleme yapılması — belirsiz süreli sözleşmeye dönüşüm ve işe iade hakkı
Karar Özeti
Davacı işçi, bir özel okul bünyesinde eğitim koordinatörü olarak yedi yıl boyunca her akademik yılın başında yenilenen belirli süreli iş sözleşmeleriyle çalışmış; son sözleşmenin süre sonu gerekçesiyle yenilenmeyeceği bildirilince işe iade davası açmıştır. İşveren, taraflar arasındaki sözleşmelerin yasal dayanağa sahip belirli süreli sözleşmeler olduğunu ve yenilenmeme kararının işverenin yönetim hakkı kapsamında bulunduğunu savunmuştur. Yerel mahkeme talebi reddetmiştir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi kararı bozmuştur. Bozma gerekçesinde şu ilkeler netleştirilmiştir: 4857 sayılı İş Kanunu'nun 11. maddesi uyarınca belirli süreli iş sözleşmesi ancak 'objektif koşulların varlığı' hâlinde yapılabilir; projeye bağlılık, mevsimlik işin sona ermesi ya da vekâleten yürütülen görev gibi nesnel gerekçeler bulunmadıkça belirli süreli sözleşme yapılamaz. Özel okullarda süregelen eğitim koordinatörlüğü, niteliği gereği belirsiz süreli sözleşmeyi gerektiren bir iştir; akademik yıla bağlı periyodik yenileme, bu niteliği değiştirmez. Birden fazla kez art arda yenilenen sözleşme, başlangıçtan itibaren belirsiz süreli sayılır; bu durumda 'süre sonu' gerekçesiyle yenilemememe, fiilen bir fesih bildirimi niteliği taşımaktadır. İş güvencesi kapsamında değerlendirilmesi gereken bu feshin geçerli nedene dayanıp dayanmadığının araştırılması zorunludur. 2026 brüt asgari ücret 33.030 TL; kıdem tazminatı tavanı 53.919,68 TL; SGK işveren prim payı %21,75.
Bu karar işçi lehine sonuçlanmıştır.
Bozma