İşyeri psikolojik tacizinin tıbbi belge ve tanık beyanıyla ispatı — manevi tazminat miktarının belirlenmesi
Karar Özeti
Davacı işçi, bir kamu iktisadi teşebbüsünde mühendis olarak on bir yıl çalışmış; yeni atanan yöneticisi tarafından iki yılı aşan bir süre boyunca sistematik biçimde toplantı dışı bırakılmış, anlamsız ve çalışma alanı dışındaki görevlere yönlendirilmiş, performans değerlendirme notları nesnel gerekçe olmaksızın düşürülmüş ve çalışma arkadaşlarına yönelik aşağılayıcı sözlü ifadeler kullanılmıştır. Davacı, bu süreçte psikiyatrist tarafından 'işe bağlı tükenmişlik ve uyum bozukluğu' tanısı almış; istirahat raporlarını ibraz etmiştir. Yerel mahkeme, mobbingin varlığını kabul etmiş; ancak manevi tazminatı 15.000 TL olarak belirlemiştir. Davacı manevi tazminatın yetersiz olduğu gerekçesiyle temyize gitmiştir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi kararı bozmuştur. Bozma gerekçesinde belirtilmiştir ki manevi tazminat miktarı belirlenirken; tacizin süresi, sistematik niteliği, mağdurun psikolojik ve mesleki zarar düzeyi, işverenin önlem alma yükümlülüğünü ihlal derecesi ve benzer davalardaki emsal tutarlar gözetilmesi zorunludur. İki yılı aşan süre, tıbbi belge ile belgelenmiş psikolojik zarar ve sistematik dışlama uygulamalarının bir arada bulunduğu bu davada 15.000 TL'nin açıkça yetersiz kaldığı saptanmıştır. Mahkeme ayrıca işverenin 6098 sayılı TBK'nın 417. maddesi kapsamında çalışanı gözetme ve psikolojik tacize karşı tedbir alma yükümlülüğünü yerine getirmediğini de değerlendirmeye dahil etmemiştir. Yargıtay, emsal davalarda tanınan manevi tazminat miktarlarıyla orantılı bir tutarın yeniden belirlenmesi amacıyla bozma kararı vermiştir. 2026 brüt asgari ücret 33.030 TL; kıdem tazminatı tavanı 53.919,68 TL; SGK işveren prim payı %21,75.
Bu karar işçi lehine sonuçlanmıştır.
Bozma