Sosyal medya paylaşımı gerekçesiyle yapılan fesihte işçinin ifade özgürlüğü ile işverenin itibar koruma hakkının dengelenmesi
Karar Özeti
Davacı işçi, bir bankada müşteri ilişkileri uzmanı olarak beş yıl çalışmış; kişisel sosyal medya hesabından işverenin yönetim uygulamalarını eleştiren ve kamuoyunun erişimine açık bir paylaşım yapmıştır. İşveren, söz konusu paylaşımın şirket itibarını zedelediğini, işyeri iç yönetmeliğindeki sosyal medya kullanım yasağını ihlal ettiğini öne sürerek iş sözleşmesini haklı nedenle feshetmiştir. Davacı, feshin geçersiz olduğunu ve kendisinin yalnızca eleştiri hakkını kullandığını ileri sürerek işe iade talep etmiştir. Yerel mahkeme, işverenin feshini haklı bularak davayı reddetmiştir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi kararı bozmuştur. Sosyal medya kaynaklı fesihlerde mahkemenin yapması gereken temel değerlendirme, paylaşımın 'gerçek bir zarar yaratıp yaratmadığı' ile 'ifade özgürlüğünün meşru sınırları içinde kalıp kalmadığı'dır. İş yerinin yönetim uygulamalarına yönelik sert ama olgusal temelli eleştiriler, kural olarak işçinin ifade özgürlüğü kapsamında koruma görür; bu paylaşımlar hakaret, müşteri sırrının ifşası veya ticari sır niteliğinde bilgi içermediği sürece haklı fesih zemini oluşturmaz. İşverenin iç yönetmeliğindeki sosyal medya yasaklarının da temel hak ve özgürlüklere aykırı olmayacak şekilde yorumlanması gerektiği, bu kapsamda işçinin kişisel hesabında kişisel görüş bildirmesinin kapsamlı biçimde yasaklanamayacağı hükme bağlanmıştır. Ayrıca fesih öncesinde işçiye savunma hakkı tanınmadığı da usule aykırılık gerekçesi olarak tespit edilmiştir. 2026 brüt asgari ücret 33.030 TL, kıdem tazminatı tavanı 53.919,68 TL, SGK işveren prim payı %21,75.
Bu karar işçi lehine sonuçlanmıştır.
Bozma