Kötüniyet tazminatı — iş güvencesi dışındaki işçinin bildirimli feshe karşı korunması ve kötüniyet karinesi
Karar Özeti
Davacı işçi, bir muhasebe bürosunda mali müşavir asistanı olarak iki buçuk yıl çalışmış; işyerinde sendikanın varlığından haberdar olduğunu işverenin öğrenmesinden iki hafta sonra iş sözleşmesi bildirimli olarak feshedilmiştir. Davacı, feshin gerçek nedeninin sendikal faaliyetten haberdar olması olduğunu ileri sürerek kötüniyet tazminatı talep etmiştir. İşyerinde 6 ila 8 işçi çalışması nedeniyle iş güvencesi hükümleri uygulama alanı bulamamaktadır. İşveren, feshin işyerinin küçülmesi kararına dayandığını savunmuştur. Yerel mahkeme, kötüniyetin ispat edilemediği gerekçesiyle talebi reddetmiştir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi kararı bozmuştur. Bozma gerekçesinde şu ilkeler belirlenmiştir: 4857 sayılı İş Kanunu'nun 17/6. maddesi uyarınca kötüniyet tazminatı, feshin iş güvencesi kapsamı dışındaki işçiye yönelik olması hâlinde, ihbar süresi ücretine ek olarak talep edilebilir. Kötüniyetin varlığı güçlü zaman bağlantısı ve işverenin tutarsız açıklamaları kötüniyet karinesi oluşturabilir. Somut olayda işverenin küçülme kararının tam olarak davacının sendikal bilincinin işverene ulaştığı tarihe denk gelmesi ve aynı dönemde yalnızca davacının işten çıkarılması kötüniyet karinesi oluşturmaktadır. Kötüniyet tazminatı en az ihbar süresinin üç katı tutarında olmalıdır. 2026 brüt asgari ücret 33.030 TL; kıdem tazminatı tavanı 53.919,68 TL; SGK işveren prim payı %21,75.
Bu karar işçi lehine sonuçlanmıştır.
Bozma